Yayınlanma Tarihi: 9 Mart 2021

Ortalama Okuma Süresi: 3 dakika

Tüketici Davranışları İçin Kilit Rol Oynayacak 3 Eğilim

Dünyanın her anlamda değişmesiyle beraber hangi kuşaktan olursak olalım, tüketici davranışları hızla değişmekte. Bunun sonucunda ise artık ürün satmaya giden yol, tüketici davranışları ve tüketici gruplarını anlayıp, onlara en uygun iletişimi yaratmaktan geçiyor.

İklim, ekonomi, sağlık, teknoloji alanlarındaki gelişimle beraber, insanların alışveriş alışkanlıkları da büyük ölçüde değişti. Çünkü tüketiciler artık, üründen ziyade marka ile kurulan bağı satın alıyorlar. Bu yüzden tüketicilerin düşünce ve davranış biçimlerini anlamak her zamankinden daha önemli hale geldi. Dünyanın lider trend öngörü firması WGSN de bu anlamlandırma sürecini kolaylaştıracak, tüketici davranışları için kilit rol oynayacak 3 eğilimden bahsediyor.

Tüketici Davranışları Gösteriyor ki; Geleceğin Tüketicisi Sadelik ve Sakinlik İstiyor

Pandemi sonrası yeni dönemde, tüketici davranışlarında kilit rol oynayacak 3 eğilim olacağı tahmin ediliyor. Bunlar korku, desenkronize toplum ve radikal iyimserlik.

1. Korku 

Pandemi sonrası gelişen siyasi ekonomik faktörler, tüketiciler üzerinde gittikçe büyüyen bir endişe yaratıyor. Çünkü demografik bir birleştirici haline gelen bu korku, dijital çağ sebebiyle süratle, küresel olarak ilerliyor. Korku sosyal medya aracılığıyla hızla yayılırken, tüketiciler birbirlerini taklit ederek, benzer alışveriş eğilimi göstermeye başlıyor. Örneğin; ABD’de gençlerin yüzde 57’si, ebeveynlerin ise yüzde 40’ı silahlı saldırı yaşamaktan korkuyor. Bunun sonucunda; 2019 yılında ABD’de kurşungeçirmez sırt çantası satışlarında yüzde 300 artış gerçekleşiyor.

2. Desenkronize Toplum

Hayatımızı kolaylaştıran teknolojik gelişmeler, esnek ofisler ve çalışma saatleri, insan etkileşimini kökünden değiştirmiş durumda. Yeni düzende insanlar halen aynı şeyleri yapmaya devam ediyor. Fakat artık diğer insanlarla aynı zamanda ve aynı şekilde değil. İşe gitmek, mağaza alışverişi yapmak, dışarıda spor yapmak gibi toplu etkileşim anları da kayboluyor. Bunun sonucunda ise desenkronize toplum yapısı ortaya çıkıyor.

Desenkronizasyon, birçok insanın psikolojik olarak yıpranmasına yol açıyor. “Dengeleyiciler” dediğimiz tüketici grubu da bu durumdan kaçınmak için hayatlarının her alanında aşırı iyileştirmeye yöneltmiş. Yorgun ve karmaşadan sıkılmış bu tüketici grubunun ilgisini çekmek için hem fiziksel mağazalarda hem de dijital ortamda sadelikten ve sakinlikten yana olmak gerekiyor. Mağazalarınızda satın almayı zorlaştıracak ve kafa karıştıracak birbirine benzeyen onlarca ürün sergilemektense, sınırlı çeşit ve seçkin ürünlerle müşterilerinize karar verme kolaylığı sunabilir, böylece sadakatlerini kazanabilirsiniz. Örneğin; sınırlı çeşit sunan mağazaların satışlarının 2023 yılında yüzde 5,6 artacağına kesin gözüyle bakılmakta.

Aynı zamanda müşterilerinize kusursuz bir alışveriş deneyimi sağlamak için iletişim yollarınızı bütünleştirmeyi de unutmamalısınız. Sürekli atılan mesajlardan yorularak satın almak istediği üründen soğuyan tüketici kitlenizle 2022 yılında daha doğrudan ve düzenli iletişim kurmanız, onların ilgi alanlarını tanımanız ve hedef odaklı kampanyalara yatırım yapmanız kârınıza olacaktır.

3. Radikal İyimserlik

İç karartıcı haberler, umutsuzluk, pandemi, ekonomik dalgalanmalar… Tüm bunlara rağmen 2022 yılında dünyada olumlu bir değişim olacak gibi duruyor. Bu değişimle beraber tüketici davranışlarında isyankâr ve cesurca bir seçim olan radikal iyimserlik gerçekleşecek. Çünkü işlerin halen iyiye gidebileceğine, geliştiğimize ve dünyada iyilik olduğuna inanan büyük bir kitle mevcut.

“Yeni İyimserler” olarak adlandırılan ve boomerlardan z kuşağına kadar geniş bir kesimi kapsayan tüketici grubu, endişelerini daha yararlı aktivitelere yönlendirmeyi tercih ediyor. Gençler, korkularını neşeli aktivizme yönlendirerek yerel topluluklarda gönüllü olarak çalışıyor; sosyal ve duygusal öğrenme aracılığıyla değişimi desteklemeye çalışıyorlar. Bu yüzden; bu tüketici davranışlarına sahip genç kitleye ulaşmanın yolu, küresel ve sosyal konularda değişime destek veren bir marka kimliğine sahip olmaktan geçiyor.

1946-1964 yılları arasında doğan bir nesli kapsayan boomerlar ise, yaş eşitliği için çalışıyor. Boomerlar, yaşlanma tasvirlerini güncelleyip bütün yaş gruplarını kucaklayan markalara yöneliyor. Çünkü hayat tarzlarıyla örtüşen ürünler, onları satın almaya iten en önemli faktör. Çevrim içi reklama fazlasıyla doyan ama aynı zamanda fiziksel mağaza alışverişlerini de angarya olarak gören bu kitle, yeni bir maceraya ve etkinliğe her zaman açık olduğundan, canlı alışveriş etkinlikleri ve AR/VR gibi çevrim içi ile çevrim dışı alışveriş arasında köprü kuran deneyimlerden hoşlanmakta.

Siz de bu kitleye ulaşmak için CBME Türkiye olarak çevrim içi ve çevrim dışı alışveriş deneyimini bir araya getirdiğimiz SS21 Dijital Vitrin’de yer alabilirsiniz. Aynı zamanda; SS21 Dijital Vitrin aracılığıyla, katılımcı markalarımızın İlkbahar-Yaz 2021 sezonu çocuk ürünlerini inceleyebilir ve markalarla doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

Paylaşmayı Unutmayın!

Online Alışveriş Pazarı ve Geleceğiniz İçin 5 Adım 

Günümüzde, firmalar gelecekleri için dijital yatırımlar yapmaya ve dijital ayak izleri bırakmaya başladı. Siz de online alışveriş pazarı ile geleceğinizi şekillendirmek ister misiniz? Bu 5 adımı uygulayarak markanızı öne çıkarabilirsiniz! Bu stratejiler, online alışveriş pazarı ile fark yaratacak firmalar arasında yer almanızı sağlayabilir. 
DEVAMINI OKU→


CBME Türkiye "Trend Postası"na kayıt olun.

"Trend Postası" e-bültenine kayıt olarak, Türkiye ve global bebek ve çocuk ürünleri sektörüyle ilgili trend ve gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz.

KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN →

2021 CBME Türkiye Broşür

Ön Kayıt

Neden Katılımcı Olmalısın?